1
/10

Aksaray Mercedes-Benz Kamyon fabrikasını yerinde görmek üzere Konya’dan hareket eden Konya Aktif İşadamları ve Sanayiciler Derneği(AKTİSAD) üyeleri, yapılan yatırımlara hayran kaldılar.

Konyalı işadamlarının ve özellikle otomotiv sektöründe faaliyet gösteren firmaların burayı yerinde görmeleri gerektiği konusunda fikir beyan eden Konyalı sanayiciler, tesisler hakkında yetkili ağızlardan kısa bir bilgi aldılar.

Fabrika yetkilileri vermiş oldukları bilgilerde şunları söylediler:

“1967 yılında Daimler-Benz AG’nin % 36 ortaklığı ile Otomarsan ünvanıyla İstanbul'da kurulan Mercedes-Benz Türk, 0 302 tipi otobüslerin üretimine, 1968 yılında başlamıştır.

Üretime başladıktan sadece 2 yıl sonra, 1970’te ihracata başlayan şirket, 1984 yılında Mercedes-Benz Türkiye Genel Mümessili olmuştur.

1986 yılında ise Türkiye'nin büyüme potansiyeline paralel olarak Orta Anadolu ili Aksaray’da kamyon fabrikası üretime geçmiştir.

Kasım 1990'da şirketin ticari ünvanı Mercedes-Benz Türk A.Ş. olarak değişmiştir.

710 Milyon Euro’yu aşan yatırım hacmiyle Mercedes-Benz Türk A.Ş. bugün Türkiye’nin en büyük yabancı sermaye yatırımlarından biri ve 4.900 personel istihdam etmektedir. Mercedes-Benz Türk çalışanlarının % 80’i üniversite mezunu ve en az bir yabancı dil bilmektedir. Bunun yanı sıra ülke çapındaki bayi ve satış sonrası hizmetler ağında 3.500 kişi çalışmaktadır.


Daimler AG’nin Mercedes-Benz Türk sermayesindeki payı % 67’dir.

Günümüzde İstanbul’da Hoşdere Fabrikası’nda şehirlerarası ve belediye tipi otobüsler, Aksaray Fabrikası’nda ise hafif, orta ağır ve ağır sınıf kamyonlar ve çekiciler üreten Mercedes-Benz Türk’ün bu tesisleri Daimler AG’nin geliştirme ve üretim ağının önemli parçalarını oluşturmaktadır. Şirket, sadece Türkiye’de üretilen modelleri de kapsayan ürünlerinin yurtiçi satışlarını ve ihracatını da yapmaktadır. Ayrıca Mercedes-Benz marka hafif ticari araç ve Daimler AG çatısı altındaki tüm otomobil markalarının ithalatını ve satışını yapan Mercedes-Benz Türk, 2011 yılında toplam 38.291 adet araç satışı gerçekleştirmiştir.

En güncel teknolojilerle donatılan, yüksek kaliteli ürünleri sayesinde Mercedes-Benz Türk, Türkiye şehirlerarası otobüs pazarında % 56,8’lik, 6 ton üzeri kamyon pazarında ise % 37’lik pazar payıyla lider konumundadır.

Şirket, Türkiye’nin otobüs ve kamyon ihracatında da öncü konumundadır (2011 yılında 1.919 adet otobüs ve 2.816 adet kamyon ihraç edilmiştir). Batı Avrupa ülkelerinin Mercedes-Benz Türk’ün en önemli ihracat pazarlarını oluşturması ayrıca dikkat çekmektedir.”

Gezi heyetinin ikinci durağı Mercedes Benz fabrikasının tedarikçilerinden biri olan kablo üretici ARAL Kablo firması oldu.

Aslen Konyalı olan Altuğ Taylan tarafından işletilen firmada çay ve namaz molası veren Konyalı misafirler, Aksaray’ın iş dünyası ve yatırımları hakkında Taylan’dan bilgi aldılar.

Geziyi çok verimli bulduklarını beyan eden heyet, bu tür gezilerin daha sık olmasını istediler.

Sakaryadan TUSKON üyesi SAGİAD derneğinden gelen iş adamları konya AKTİSAD derneğini ziyaret etti.

Ayrıca aktisad binasında konyalı işadamaları ile ikili iş görüşmeleri yapma fırsatı bulan heyet Konyanın önde gelen fabrikalrınıda ziyaret etti.Daha sonra şehri gezen heyet konyadan ayrıldı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

GENÇ AKTİSAD ANKARA GEZİSİ DÜZENLEDİ.

Konya Genç AKTİSAD üyeleri, Ankara Sincan Genç SİSİAD üyeleri ile Ankara’da bir araya geldiler.

 Kahvaltı ile başlayan Ankara programında birbirlerini yakından tanıma fırsatı bulan her iki derneğin genç üyeleri, bu tür birlikteliklerin daha sık olması gerektiği konusunda fikir birliğine vardılar.

Elfa Metal, Hidromek ve Comm Aydınlatma firmalarını yerinde gören Konya heyeti, adlarını dünyaya duyuran bu firmaları yakından gördükleri için son derece memnun olduklarını söylediler.

Genç AKTİSAD Başkanı Mahmut Sami Demirel, Ankara gezi programının kendileri için bir moral olduğunu ve çok faydalı geçtiğini söyledi.

Demirel :”Tesislere hayran kaldığımızı söylemek istiyorum. Çalışınca, işimize odaklanınca iyisini ve daha iyileri yapabileceğimizi bizzat müşahede ettik. Bizim için verimli bir gezi oldu. Teknolojiyi, üretimi bizzat yerinde gördük. Yeni firmaları, kişileri tanıma imkânı oldu. Bu tür gezileri arttırarak sürdürme gayreti içerisinde olacağız. Çünkü biz genç işadamları açısından bu geziler çok istifadeli oluyor. Ufuk açıcı ve vizyonumuza katkılar sunuyor.

Artık ülkemiz insanın her şeyi başarabildiğine şahit olmak çok harika bir duygu. Bunlar bizim gelecek adına ümidimiz ve şevkimizi arttırıyor. Eski komplekslerimizden sıyrılmamıza yardımcı oluyor ”dedi

 

 

 

 

 

 

 

Canbilen :"En önemli sermayeniz itibarınızdır"

Canbilen Döküm Fabrikasının işletmecisi olarak bilinen Konya'nın emektar esnaflarından Mehmet Bahattin Canbilen, tecrübelerini ve hayata dair birikimlerini, Genç AKTİSAD üyeleri ile paylaştı.

Kırk yılı aşkın bir süredir Konya sanayisinde esnaflık yapan Canbilen'i dinlemek için AKTİSAD salonunda bir araya gelen genç işadamları, tecrübeyi bizzat muhatabından dinlemenin kendileri için çok önemli olduğunu söylediler.

Daha yolun başında olduklarını o yüzden bu tür kazanımların çok faydalı olduğunu dile getiren gençler, AKTİSAD çatısı altında bu tür etkinlerin çok önem arz ettiğini söylediler.

Gerek ülkenin gerekse Konya'nın daha alması gereken uzun bir mesafe olduğunu ve bu konuda gençlere çok iş düştüğünü belirterek sözlerine başlayan Canbilen, bir hedef olmalı ve bu hedefi yakalamak için canla başla çalışmak gerektiğini söyledi.

Canbilen sözlerinin devamında şunları söyledi: "Özellikle zamanın bizim için çok değerli olduğunu ve bunu en rantabl şekilde kullanmak zorunda olduğumuzu söylemek istiyorum. Kurumsal bir kimliğiniz olmalı ve işyerlerinizi da ona göre dizayn etmelisiniz. Daha yolun başında olduğunuz için genç ve dinamiksiniz. Her biriniz en az bir dil bilmeli ve daha fazlası için kendinizi sürekli yenilemesiniz.

Her şeyden ders çıkarmayı bilmelisiniz. En önemli fırsatlar kriz dönemlerinde yakalanmıştır. Siz de krizi iyi yönetebilmeli ve bir takım fırsatları bu dönemde yakalamasınız.

Kolektif çalışma şuuru çok önemli. Bir birinizin arkasını kollamalısınız. Bilgi birikimi paylaşımları yapmalı beyin fırtınaları estirmelisiniz. Fırsatınız ve imkânlarınız ölçüsünde yeni ufuklar, yeni yerler gezin ve oralardan bilgi alışverişlerinde bulunun.

Her işinizi yazılı yapın. Söze dayalı işlerin sonu hep hüsran olmuştur.

Yalın üretim sistemleri, verimlilik ve kalite gibi konularda gereken önemi gösterin.

İtibarınız en önemli sermayenizdir. Bunu kaybetmemeye bakın. Nokta kadar menfaat için virgül kadar eğilememek lazım.

Yarın yüz yüze kalacağınız insanları bugün yoktan sebeplerden dolayı kırıp dökmeyin.

Fırsat buldukça spor yapın ve sosyal aktivitelere katılın.

Sizi rinde tutacak etkinlikler içinde her zaman bulunmaya çalışın.

Hayat bazen çok sıkıcı olabilir ve bu durum sizi olumsuz yönde etkileyebilir.

Etrafınızda olup biten olaylara karşı duyarsız olmayın"

Canbilen'in konuşmasının akabinde kendisine plaket takdim eden Genç AKTİSAD Başkanı Mahmut Sami Demriel, Canbilen'e şükranlarını sundu.

 

 

 

 

 

 

 

 

Uzman Hakan Ömer Gider tarafından verilen eğitime 50’ye yakın genç girişimci katıldı.

 Uzman eğitmen Hakan Ömer Gider etkin tahsilat eğitiminin çok önemli olduğunu ve bu manada ilgili herkesi yakından ilgilendirdiğini söyledi.

Gider sözlerinin devamında şunları söyledi :”Özellikle zaman zaman yaşanan kriz ve resesyon dönemlerinde, önemi bir kez daha anlaşılan, başta KOBİ işletmeler olmak üzere tüm işletmelerin en önemli sorunlarının başında ürettikleri ve sattıkları ürünlerin parasını tahsil etmek gelmektedir.

Bu gibi dönemde işlerin daralmasıyla birlikte, müşteri seçimi ve istihbaratı konusunda biraz daha serbest davranan işletmeler, mal teslimatı ya da hizmetin gerçekleşmesinin ardından ciddi bir tahsilât sorunu ile karşı karşıya kalmaktadır.

 Tahsilâtın gerek kurumsal gerekse de bireysel olarak yapılması esnasında, müşteriyi tanıma, analiz etme ve tahsilatı alma konusunda ikna gibi konular büyük bir önem kazanmaktadır. Bu nedenle ilgili eğitimde tahsilâtta sorun yaşamak adına, öncelikle müşteri istihbaratı ve sonrasında yaşanan problemleri en aza indirerek katılımcıların tahsilat konusunda beceri kazanması amaçlanmaktadır”

Ana başlıklar altında eğitim içeriği hakkında Gider, şu bilgileri verdi.

“Müşteriyi Bulma ve Yaklaşım, Müşteri Nasıl ve Nereden Bulunur? , Satışçının Müşteri Bulmadaki Statüsü ve Rolü (GRUP ÇALIŞMASI) , Dinleme Becerisi ve Dinleme Tipleri, İkna ve Müşteri Tanıma

Ben Hangi tip satışçıyım? (TEST) ,- Müşteri Analizi, Müşteri Analiz Yöntemi, Müşterinin “Doğru Müşteri” olup olmadığını Belirleyeceğimiz Kriterler

- Tahsilat Başarısı, Tahsilat başarısına etki eden faktörler, Tahsilat öncesinden müşteriyi hazırlama

Tahsilatın zor duruma düşmesi ve müşterinin olası ertelemeleri , - Uygulama Tahsilat konusunda telefon ve yüz yüze yapılan görüşmelerin canlandırılması gibi konular eğitim süresince verilen ana bilgilerin ana başlığı olmuştur”.

 

 

NEDEN KATILMALISINIZ???

 

Üstün zekâlı çocuklar, öğrenim hayatları süresince, yeteneklerinden yararlanabilecekleri ve kendilerini gösterebilecekleri bir eğitim modeliyle karşılaşamazlar ve gerek ailesi gerekse çevresi tarafından desteklenmezlerse, onların geliştirme imkânı bulamadıkları yeteneklerinden hiçbir zaman yararlanamama gibi bir riskle karşılaşmamız mümkündür. Bu riskle karşılaşmamak ve yeteneklerinin atıl duruma düşmemesi için öğrencilerin, erken tanılanmaya ihtiyaçları vardır. Erken tanılama, çocuğun yeteneklerini geliştirebileceği bir eğitim modeliyle eğitim görme şansını arttıracak; böylece yeteneklerinin atıl duruma düşmesinin önüne geçildiği gibi ileride ortaya koyacağı bilimsel ve sanatsal ürünlerin önü de açılacaktır.

Yapılan araştırmalar üstün zekâlı çocukların daha çok kendilerinden büyüklerle veya diğer üstün zekâlı çocuklarla arkadaş olmak istediklerini ortaya koymuştur. Ne yazık ki tipik eğitim sistemimizde üstün zekâlı çocuklar normal çocuklarla bir arada eğitim aldıkları için arkadaşlık ilişkisi kurmakta zorlanmaktadırlar. Üstün zekâlı çocuklara yönelik olarak tasarlanmış özel programlar bu çocukların kendi akranları ile arkadaşlık kurmasını sağlayarak psikolojik ve sosyal anlamda oldukça büyük fayda sağlamaktadır.

Üstün zekâlı çocuklara baktığımızda fiziki olarak 6 yaşında olan bir çocuğun entelektüel ihtiyaçlarının 10 yaşındaki bir çocuğa, sosyal ve duygusal ihtiyaçlarının ise 8 yaşındaki bir çocuğa denk olduğunu görebiliriz. Normal eğitim sistemimiz içerisinde 6 yaşındaki çocuklarla dolu olan bir sınıfta eğitim gören üstün zekâlı bir çocuğun entelektüel, sosyal ve duygusal ihtiyaçlarının karşılanması ne denli mümkün olabilir?

Üstün zekâlı çocuklar için tasarlanmış programlar sadece üstünlerden oluşan gruba özel eğitim verilebilmesi imkânını sağlayacaktır. Bu şekilde çocuklar gerçekten kim olduklarını ortaya koyabileceklerdir.

 

 

 


            Üstün zekâlı çocuklar için tasarlanmış programlarda tipik eğitim programlarından farklı olarak dersler daha derinlemesine ve daha tempolu bir şekilde işlenmektedir. Çünkü üstün zekâlı çocuklar çok daha hızlı öğrenebilme kapasitesine sahiplerdir. Eğitim içeriği de daha derinlemesine verilerek çocukların öğrenme ihtiyaçları karşılanacaktır çünkü üstün zekâlı çocuklar her zaman daha detaylı bilgi talep ederler.


 
            Mevlana Üniversitesi Bahar Okulu programı üstün zekâlı çocukların bir araya gelerek özel yeteneklerini ve öğrenme aşklarını paylaşacakları özel bir eğitim ortamı sağlayacaktır. Öğrencilerimiz okulda ve evde gördükleri alışılagelmiş eğitim içeriklerinden oldukça farklı metotlarla tanışacaklardır.  Titiz çalışmalarla belirleyerek öğrencilere verilecek özel içeriğin yanı sıra üstün zekalı çocukları bir araya getirmek programın ana amaçlarından birisidir.

 

Çocuklarınıza kendileri gibi özel ilgi ve yeteneklere sahip diğer çocuklarla tanışma fırsatını sunmak için sabırsızlanıyoruz...

 

 

Detaylı Bilgi ve Kayıt için;

 

Mevlana Üniversitesi

Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi

ustunzekalilar.mevlana.edu.tr

mevsem@mevlana.edu.tr

 

4444243 / 4444 - 1050

 

 

 

 

 

Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) ile Anadolu Sanayici İşadamları Federasyonu (ANSİFED) tarafından düzenlenen '6. Senegal Türkiye Ticaret Forumu', Senegal’in başkenti Dakar’da gerçekleşti.

Senegal Türk İşadamları Derneği ve Dakar Ticaret odasının ev sahipliği yaptığı foruma, Konya, Adana ve Tarsus’ta faaliyet gösteren ANSİFED’e bağlı derneklerin üye işadamlarının yan sıra, çok sayıda Senegalli yatırımcı ve firma temsilcisi katıldı.

Açılışını Senegal Ticaret Bakanını temsilen Özel Kalem Müdürü Augustin Faye’ın yaptığı foruma Dakar Sanayi, Tarım ve Ticaret Odası Başkanı Lamine Niang, Senegal Türkiye Büyükelçisi Zeynep Sibel Algan ve TUSKON Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı yansıra ANSİFED başkanlığını yapan Ahmet Coşkun’un konuşmaları sonrası ikili iş görüşmelerine geçildi.

Türkiye Senegal Büyükelçisi Zeynep Sibel Algan, Senegal ile Türkiye arasındaki siyasi ilişkilerin ekonomiye de yansıyacağını söyledi.

Birçok ikili iş görüşmesinin yapıldığı etkinlikte ülkenin önde gelen iş adamları ve iş kadınlarının katılımı beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Forumda yatırım alanlarını anlatan Senegalli yetkililer, Türk şirketleri Senegal pazarına yönelmeye davet etti.

TUSKON Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve ANSİFED başkanı Ahmet Coşkun, Senegal ile önemli ortaklıkların yapılacağını söyledi.

Kaolack Eyaleti Sanayi ve Tarım odası başkanı El Hadji Abdoulaye Thıam da birçok Senegallinin Türkiye ile ticaret yaptığını ve Türkiye gidip geldiğini ancak Türk yatırımlarının istenilen seviyede olmadığını dile getirdi.

Türkiye Senegal Türkiye Büyükelçisi Zeynep Sibel Algan,  Türkiye’den gelen misafirlerinin onuruna kendi rezidansında akşam kokteyli tertip etti.

Kokteylde Büyükelçiyle hatıra fotoğrafı çektirmeyi ihmal etmeyen Adanalı, Konyalı ve Tarsuslu işadamları, evden kilometrelerce uzakta, Türk dostlarla bir arada olmaktan dolayı son derece memnun olduklarını ifade ettiler.

Senegal ziyaretinin ikinci gününde Yavuz Selim okulları kız lisesi tarafından düzenlenen etkinliklere katılan işadamları,  Senegalli öğrenciler tarafından okunan İstiklal marşını dinlerken duygulu anlar yaşadılar.

Türkçe olimpiyatlarına katılan ve dereceyle dönen Senegalli öğrencileri, kendi ülkelerinde görmek ve söyledikleri şarkı ve şiirleri bir kez daha dinlemenin çok anlamalı olduğunu dile getiren ANSİFED Başkanı Ahmet Coşkun “çok mutlu olduk” diyerek duygularını dile getirdi.

1960’lı yıllara kadar köle ticaretinin merkezi olarak bilinen Gore adasını ve kölelerin tutsak olarak tutulduğu köle evlerini yakından gören misafirler, burada ibret alınacak çok şey olduğunu söylediler.

 

 

Cesur: ”Afrika insanına nasıl balık tutulması gerektiği kasıtlı olarak öğretilmemiş”

Ülkenin muhteşem manzarasının yanı başında, insanların içinde bulundukları yokluğu ve çaresizliğin içler acısı olduğunu beyan eden AKTİSAD Başkanı Soner Cesur Senegal’le ilgili izlenimlerini şöyle yorumladı:”  İnsanlara balık tutmaları kasıtlı bir şekilde öğretilmemiş, dolaysıyla yer üstü ve yer altı zenginleri başkaları tarafından kullanılıyor. Gördükleri onca zulüm ve işkence karşısında halen insanlıklarını kaybetmemiş olmaları, onların ne denli sıcakkanlı insanlar olduğunu gösteriyor. Burada yapılacak çok iş var. Mesela ciddi manada bir oto tamircisi yok ülkede. Aracınız bozuldu mu tamir edilmesi çok uzun zaman alabiliyor. Doğru düzgün bir lokanta göremedik. Onun haricinde alışveriş merkezi ya da doğru düzgün bir süper market yok. Tarımsal işlerde ve inşaat alanında yapılacak çok şeyler var. Ülke gelişmekte olan bir ülke, o yüzden ciddi yatırımcılar burada güzel kazançlar elde edebilir. Süt ve süt ürünleri bulunamıyor ülkede. İlk etapta göze çarpanlar bunlar. Ama ülkenin içinde girildikçe başka alanlarda da ihtiyaç olduğunu hemen görülebiliyor.1960 da bağımsızlığına kavuşmuş bu ülkede hiç darbe olmamış mesela. Çok güvenli bir ülke. İç savaş hiç olmamış.

Burada Türk müteşebbislerin açmış olduğu 12 civarında okul var. İlkokul, ortaokul ve lisenin yan ısıra İmam Hatip Lisesi ve ortaokulu ’da yine Türk yatırımcılar tarafından açılmış.

Okullar ülkenin en başarılı okulları arasında gösteriliyor. Ülkenin ileri gelen aileleri çocuklarını bu okullara yazdırabilmek için adeta birbirleri ile yarışıyorlar.

İkili iş görüşmelerinde tercümanlık yapan öğrenci kardeşlerimiz, bu okulların öğrencisiydi ve biz bu hizmetten ve öğrencilerimizden gurur duyduğumuzu söyleyebiliriz.

Senegal’de FKS un fabrikası, Nurlu Göz Hastanesi, THY ve oto yedek parça işi yapan birçok Türk yatırımcı bulunuyor. Bank İslamic de Senegal’in yüzde kırk hissesini alan Bank Asya, bölgenin en büyük Türk yatırımcısı konumunda. Yatırımların ciddi kazançlar getirdiği başkent Dakar’a, İstanbul’dan haftanın dört günü karşılıklı direk uçuşlar yapılıyor.

Geçtiğimiz günlerde Konya’da ağıladığımız Senegalli yatırımcıları, burada görmekten dolayı son derece mutlu olduk.

Karışlıklı ilişkilerimiz devam etmekte ve Senegal’e gidip gelmeye devam edeceğiz “

 

Hira Dergisi ülkede gönülleri feth etmiş.

Hira dergisi özellikle Müslümanların yoğun olarak yaşadığı Afrika ülkelerinde çok güzel faaliyetler yapıyor.

Tarikatların ve cemaatlerin yoğun olduğu Senegal’de kuran kursları tabiri yerinde ise el üstünde tutuluyor.

Sadece Ticani tarikatının batı Afrika bölgesinde 100 milyon üyesi olduğu söyleniyor.

Senegal’de Dara dedikleri kuran kursları ve yetimhaneler var. Buralarda maddi durumu iyi olmayan kimsesiz çocuklara kuran öğretimi ve hafızlık eğitimleri veriliyor.

Bu kursların sorumlu yöneticileri ve öğrencileri tarafından beğeni ile takip edilen Hira Dergisi, okurlarının bu teveccühlerini karşılıksız bırakmamış tabi.

Hira dergisi her yıl kuran kursu hocalarını dergiden sınava tabi tutuyor ve onlara çeşitli hediyeler veriyor.

Sorular ise Hira dergisinin son 3 sayısından geliyor.

Sınavlara katılabilmek için ülkenin en uzak bölgelerinden otobüslerle sınav merkezlerine akın eden kuran kursu hocaları, gördükleri ilgiden dolayı bir hayli de memnunlar.

Sınav sonrası dereceye giren hocaların ödülü ise Türkiye gezisi.

Türkiye’yi görmek için sınava olağan üstü bir önem veren bu insanlar, Dergileri tabiri yerinde ise ezberliyorlar.

 

Kimse Yokmu hem yüreklere, hem de kuruyan dudaklara su serpiyor.

Senegal gezisinde göze çarpan başka bir detay var ki o da Kimse Yokmu Derneğinin ülke genelinde yapmış olduğu faaliyetler.

Daralara düzenli olarak gıda ve giysi yardımında bulunan Kimse Yokmu Derneği, ülke genelinde 50’nin üzerinde su kuyusu açmış.

Anadolu’nun fedakâr insanları tarafından finanse edilen su kuyularını her köşe başında görmek mümkün.

Derneğin çalışmaları anlatmakla bitmiyor.

 Ülkede ayak basmadıkları yer neredeyse kalmamış gibi. Hemen hemen her mahallede Kimse Yokmu Derneğinin bir su kuyusunu görebilirsiniz.

 

İKİLİ İŞ GÖRÜŞMELERİ

YAVUZ SULTAN SELİM OKULLARI

 

 

 

BAŞVURU İÇİN:TIKLAYINIZ

BAŞVURU VE KAYIT İÇİN TIKLAYINIZ

 

BAŞVURU VE KAYIT İÇİN TIKLAYINIZ

 

DUYURULAR

Hide Main content block